Avrupa Birliği ve Türk Perakendeciliği

Avrupa Birliği ve Türk Perakendeciliği
01.01.2005

İkinci Dünya Savaşı’na girmemiş olan ülkemiz, dışında görünmesine rağmen bütün zorluklarını ulus olarak yaşadı. Önemli deneyimleri edindi.
Avrupa Birliği’ne dahil olan ülkeler aslında Türkiyeyi bu birliğin içine almaları ile yeni şanslar yakalayacaklar ve Avrupa’da yıpranmaya başlamış olan perakende hizmetlerine yeni soluklar katacaklardır…
Avrupalı meslektaşlarım,
Türkiyenin bu birliğin içinde olması sizlere yeni kanlar, güçler kazandıracaktır. Hatta Avrupalı perakendeciler. bu konuda deklerasyon hazırlamalılar ve Türkiyeye tam destek vermeliler. İhtiyacınız olan genç, dinamik nesil Türkiye’de hazır beklemektedir.
Bu dinamık nesil artık eğitimli ve evrensel bilgileri, ülkemizdede üst noktalara ulaşan kitle iletişim araçlarından üst düzeyde yararlanmaktadır. Yeni süre düzenlemeleri ile tamamı askerlik görevlerini tamalamaktadır ve uzun süreli askerlik nedeni ile yaşamları kesintiye uğramamaktadır.
Avrupalı meslektaşlarım ülkemizin en az 50 ilinde, örnekleri ABD ve Avrupa’da olan alışveriş merkezlerinde ve perakendenin bütün koşullarını içinde bulunduran marketler ve hizmetlerinden yaralanabilecektir.
Perakendenin bütün dükkan modülleri artık çağdaş kasa hizmetlerinden başlayarak güvence altına alınmış bankacılık ilişkilerini sorunsuz uygulamaktadırlar. Bazı Avrupa ülkelerinin önünde olan lojistik hizmetleri uluslar arası standartlarda, uluslararası rekabet içinde olabilmektedir.

***

Avrupa birliğinin ruhu olan
– Sermayenin serbest dolaşımı
– Hizmetin serbest dolaşımı
– Ürünlerin serbest dolaşımı
– Kişilerin serbest dolaşımı

Sizleri asla ürkütmemeli. Gelin ve burada yatırım yapın bu dinamik insan ve coğrafi yapıdan yaralanın. Unutmayın kı biz Türkler evimizi, işimizi ve aşımızı onlara el uzatılmadıkça onurumuzla çalışır ve terk etmeyiz. Zaten insanın doğası da bunu emreder.
İnsanın olduğu yerde art niyetli insanlar, dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da olabilecektir.
Artık yasalarımız ve kamu vicdanı bunları süratle son 4 yıl içinde ortadan kaldırmıştır. Güçlü medya ve görsel basınımız daha şeffaf bir toplum olmamızıda sağladı.
Bizi tanımanız için buralara gelin ve misafirimiz olun. Göreceksinizki düşünen varlık insan, farklı gelenekleri içinde taşısa bile biz Türkler “GLOKAL” bir ulusuz. Yani “GLOBAL” ve “LOKAL” sentezi çok iyi yapabiliyoruz.
Özellıkle perakendecilikte yeni olmamız nedeni ile uygulamaların en yeni uygulamaları ile işe başladık.1940’lı yılların başlarında o dönemdeki bir yasal uygulama ile önce Avrupa’ya sonra dünya pazarına entegre olduk..
Üretimde tarım ürünlerinden otomotive dek bütün uygulamalar, 1960’lı yıllardan beri dönemsel dünya krizlerine rağmen kesintisiz devam etmektedir.
Ülkemin üniversiteleri, uluslararası eğitim kurumları ile aynı seviyede, hatta bazı partnerlerine rehber olma özelliklerini de yakalamıştır. Akademik bölüm zenginlıkleri ile beraber uluslararası bir dili iyi konuşan bir genç nesil oluşmuştur.
Avrupalı meslektaşlarım,
Sizi ülkeme davet ediyorum…
Gelin bizi tanıyın ve anlayın…
Şimdiye kadar neleri kaçırdığınızı fark edin…
Bizim çok önem verdiğimiz ve saydığımız bir cumhurbaşkanımız vardı. Ulu önderimiz Atatürk’ün en yakın arkadaşı ve ülküdaşı idi…
İsmet İNÖNÜ
Onun bir sözü vardır…
“Yarın yeni bir dünya kurulur ve Türkiyede orada yerini alır”
İşte o yeni dünya Avrupa Birliği diye düşünüyoruz.
Kalın sağlıcakla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.