Hepimiz Aynı Gemideyiz

Bir devletin gücü, bireylerinin önünde ve dünyadaki diğer devletler nezdinde kredibilitesi yasaların eşit olarak zamanında ve adil olarak uygulanmasıdır.Zaten Anayasamızda bu net bir şekilde de belirtilmiştir.
Her bireyin kişisel haklarının yanı sıra uluslararası hukukla da örtüşüyor olması özellikle ticaret erbabı olan ve her zaman yerelden ulusala oradan da uluslararası olmaya sıçraması için destek olduğumuz,yol gösterdiğimiz meslektaşlarımızın artık sadece kendi şirketinin cirosunu arttırma çabası değil içinde yaşadığı ülkenin, kendisine bu olanakları veren devletin ve kurumlarının, çocuklarına bırakacakları mirasın sadece ailesinin değil milli birer servet diye isimlendirdiğimiz şirketlerinin adil ve memleket perver bir yapıda vergisini veren, bu ülkenin insanlarını ekmek kazanan yarın onarlın çocuklarının bizi bekleyen Mehmetçik,öğretmen,hukuçu Vb olacaklarını unutmamalıyız. Onlar bizim de çocuklarımız.
Gün,
Sadece bana dönemini geçmiştir.
Ülkeler artık küreselleşmenin getirdiği zorluklar,olanaklar ve acımasız rekabet karşısında kuvvetli meslek erbabları yaratmak zorundadır.
Doğduğumuz yerlerde küçük bir esnaf iken,ailelerimizin ve etrafımızın katkıları ile kolayca bazıları ummadıkları noktaları yakaladılar. Ummadıkları maddi değerlere kavuştular. Bunları bu ülke olanaklarını kullanarak yaptılar.
Zaman borcu ödemek zamanıdır. Özellikle sosyal sorumluluk projeler içinde yer almak bizim yakaladığımız olanakları yakalayamayan ve/veya onların çocuklarına yani bu ülkeye ve insanına borcumuzu ödeme zamanıdır.
Tabiî ki sistemlerde yönetenler ve yönetilenler olacaktır. Ve bunun yolu da politika yapmaktan geçecektir.
Ancak yönetenlerde yönetilenler kadar adil ve dürüst olmalıdır.Şirketlerimizi yönetirken ortaya koyduğumuz bize özgü yönetim modellerimiz farklı olabilir. Ama bu yasaların çerçevesinde olduğu gib,i.ticaretde ilgilendiren ülke yönetimide yasal çerçevede olamaz ise örneklerini az gelişmiş ülkelerde gördüğümüz kaos ortamı oalbilecektir.
Nasıl ki esnaf mantığı ile artık şirketlerimizi yönetemiyorsak ve çağdaş tekniklerden yararlanıyorsak. Esnaf mantığı ile daha büyük kurumları yönetmeye kalkanların yanında yer almak pek akıllı işi değildir.
Perakendenin geçen yıl dünyada 3 trilyon dolar gibi değerle döndüğü tahmin ediliyorsa, geçtiğimiz yıl önerdiğim ama meslektaşlarımın günlük ve küçük düşünce içinde kalarak önemsemediği, kendilerine de önemli yararlar getirecek Perakende Bakanlığının gerekliliğini hala savunmaktayım.
Bu bize henüz bu uygulamayı yaratamamış olan Avrupa Birliği içinde de avantaj sağlayacaktır.
Bu gemi batmamalı.
Hele küçük ve günlük hesaplarla,bana ne mantığı ile sıradan kasaba esnafı gibi düşünenlerin nelere sebeb olduğunu yaşadıktan sonra
Artık siz bie esnaf gibi hatta bir tüccar gibi davranamazsınız. Birilerinin beğenmediği kendine göre eleştirdiği hatta küçümsediği o sanayici gibi düşünmek zorundasınız.
Yetişmiş,kendine özen gösteren, gelişmeye açık ve kurumuna para kazandıracak akıllıkta çalışanları tercih etmeliyiz. Sadece bir yapının içinde diye niteliksizi kullanmak size,kurumunuza ve ülkeye zarar verecektir.
Dünyada da zaman akıllı ve değerli olma zamanı.
Artık akıllı olmayan, sözünü tutmayan kendisine önem vermeyen, yetiştirmeyen, saygısız insana tahammül edemiyorum.
Ellili yaşları devirmiş bir insan olarak bir çok konuya tahammül ediyorum ama yukarıda saydıklarıma edemiyorum.
Birde esnaf kılıklı ukelalara,
Belki buda benim kusurum.
Kusursuz insan olmaz.
Kalın sağlıcakla.

yaman@yamanozgun.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir