KANTİNDEN MARKETE

Üniversite dönemlerinin en keyifli  mekanları,unutulmaz anıların , söyleşilerin yapıldığıDaha çok az olan yaşanmışlıkları büyük deneyimler gibi görerek hatta daha ileri giderek memleket sevdalısı olarak vatanı kurtardığımız yerlerdi kantinler.Hoş arkadaşlıkların başlatılma çabalarının merkezi,  maça ve sinemaya gitmek için buluşma merkezleridir.Oysa zavallı kantinlerde çift kaşarlı tost ayran ve çay seçenekleri dışında pek bir şeyler  yoktu yıllar  öncesinde…Şimdilerde ise  kanatlı ped’ten   enerji içeceklerine dek her ürünün bulundurulduğunu biliyorum.Hatta özel üniversite kantinlerinin biraz abarttığını da gördüm.Bunları neden yazıyorum!

 İki hafta önce, bir rahatsızlık nedeni ile kentimiz tanınmış bir üniversite hastanesine kontrol için gittiğimde, hemen yatmam gerektiği söylendiğinde önce biraz şaşkınlık  sonrası da telaş içine düştüm.Yanımda hasta olarak giyecek ve kullanacak  hiçbir şeyim yoktu.Bunun telafisi için telefonlarla bir yerlere ve birilerine ulaşarak. Yaptığım listeye göre terlikten eşofmana, bıçaktan meyveye, dereceden iç çamaşırına dek yazdıklarımı getirtmeyi organize ederken,deneyimli oda arkadaşım. 

-Ne uğraşıyorsunuz, İnin kantine her ihtiyacınızı temin edin dedi. 

Benim aklımda kalan ve hayalimdeki hastanelerin karanlık üç beş parça sıradan ürünün satıldığı,hele devlet hastanelerinde kantin mantığının karikatürize edilmiş hali aklıma gelince biraz durakladım.Ancak kantin denilen yere girdiğimde,ürün gamının tekstil, yiyecek, meyve-sebze, hatta oyuncaktan diyet ürün reyonlarına, çay ve şeker,su seçenekleri ve küçük bir eczane gibi çalışan ilaç dışı ürünlerin satıldığı bölümü ile karşılaşınca buraya neden hala KANTİN dediklerini de anlamakta zorluk çektim.Doğaldır ki yıllarını bu işe vermiş bir meslektaşınız olarak yanlış yerlerdeki reyonlar,ürünler arasında kopuk köprüler gördüm.Hele değerli meslektaşım ve öğrencim Sinan ASILYAZICI girse benim göremediğim detayları da görüp rahatsız olacaktı.Ama ben sonuçta bir hasta ve terlikten eşofmana,bardaktan çatala, elmadan portakala,meyva suyumdan iç çamaşırıma dek her ihtiyacımı aldım.Siz taşımayınız ve yorulmayınız diyerek oda numaramı ve yattığım departmanın adını aldılar,Şifa bulmam dilekleri ile beni yolladılar. Hatta çıkarken servis için bir bahşiş vermemem, hizmetin içinde olduğunu tembihlediler.Buraya dek çok hoş.Ama daha hoş olanı ise birkaç gün sonra bir ziyaretçimin işimin ne olduğunu Kantin –Markette mini bir sohbet sırasında söylemesi sonucunda,  elinde biraz meyve ve suları ile tanımadığım birisi beni arayarak odama girdi.Kantinin işleticisi olduğunu İstanbulda büyük marketleri ve indirim marketlerini sürekli izlediğini ama artık  daha fazla değişiklik yapamadığını  sadece ürün gamını geliştirmeye çalıştırdığını söyledi.Çalışanlarına hergün gelenlerin klasik müşteri olmadığınıHasta ve yakını olduğunu bunu hiç unutmamalarını öğütleyerek güne başladıklarını ama artık nefesinin bunada yetmediği daha fazla atılımlar  yapmak istediğini ve şifa bulduktan sonra bu konuda kendısine yardımcı olup olamayacağımı sorduBende evet diyerek doğru adresi  verdim.“PEBEV”Umalım ve dileyelimki sağlıklı ve huzurlu bir  özel yaşam ve iş yaşamı sürdürelim.Kalın sağlıcakla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir